Büyüyen Bir Teknoloji: Biyometrik
Nesneleri ve insanları tanıma öğrendiğimiz ilk becerilerden bir tanesidir: Hepimiz anne-babamızın sesini tanıma kabilyetiyle dünyaya geldik. Çok geçmeden diğer nesneleri ayırt etmeyi ve etiketlemeyi, yaşam boyu kullanılan bu beceriyi öğrendik.
Kişi tanıma aynı zamanda bir güvenlik aracı olarak da kullanılmaktadır. Hepimizin sürücü belgesi, sosyal sigorta numaraları, kişisel kimlik numaraları ve parolaları var. Bunların her biri kim olduğumuzu ve nereye erişim hakkımız olduğunu doğrulama şeklidir.
Ancak hiçbiri tam güvenliği garanti etmemektedir. Aslında gazetelerde kimlik hırsızlığı ile ilgili okuduklarımız giderek çok daha sık meydana gelen bir durumu teşkil ediyor. Ancak daha da endişelendirici olan, yetkili olmayan bir kişinin bir şirketin güvenlik sistemini ihlal edebilme ve şirket içi bilgisayar ağına erişim sağlama yeteneğidir.
Biyometrik Dünyasına Giriş
Biyometrik, kendine özgü fiziksel veya biyolojik niteliklerine dayalı olarak insanların kimliğini tespit etmek için dijital teknolojiden faydalanma bilimidir. Bir güvenlik sisteminin birkaç tuş darbesi yerine fiziksel tabanlı hale getirilerek, sahtekarlık ve dolandırıcılık ihtimalleri büyük ölçüde azaltılmaktadır. Günümüzde bir insanın kimliğini kesin olarak tespit eden bu yöntem, hızla kabul gören ve teknik uzmanlar için kariyer fırsatları yaratan bir endüstri haline gelmiştir.
Kimse Bir Başkasına Benzemez
Basitçe belirtmek gerekirse biyometrik teknoloji, biyoloji yardımıyla bir insanın kimliğini tespit etme yeteneğidir. Biyometriğin birçok türü vardır, ancak bunlardan en yaygın olanları parmak izi, ses, yüz, retina ve iris taramasıdır. Örneğin başparmak izini taramak ve sonra da bu izi kesin eşini bulmak için depolanmış parmak izleri veri bankasıyla karşılaştırmak için bilgisayar donanım ve yazılım programları geliştirilmiştir. Yada algoritmalar kullanılarak bir ses, ses örnekleri bankası ile karşılaştırılabilir. Yüz tanıma ise gözler arasındaki mesafe gibi belli karakteristik özelliklerin ölçümüdür. Retina taramada bir insanın gözündeki damarların şeklini inceleyen bilgisayar kamerası bulunmaktadır.
Peki ama parola gibi geleneksel metotlar varken neden bu ileri teknoloji tercih ediliyor? Bunun sebebi çok açık: doğruluğundan dolayı. Parolalar sadece bilen kişilerin sayısı kısıtlı olduğu sürece iyidir. Bir başka deyişle, parolanızı bir iş arkadaşınıza verirseniz, herhangi bir zarar gelmese bile güvenlik sisteminin gücü zayıflar. Halbuki biyometrikte sistemin temeli, eşinin bulunması hemen olanaksız olan fiziksel veya biyolojik bir faktördür. Örneğin, retina taraması 1985’ten bu yana kullanılmaktadır ve neredeyse yüzde 0 hata kabul oranına sahiptir. İki irisin aynı örüntüye sahip olma olasılığı 1078’de bir olduğu için iris taramasının doğruluğu daha da yüksektir. Ve bu örüntü tıpkı parmak izleri gibi yaşam boyu değişikliye uğramaz.
Bu Derece Yüksek Bir Güvenliğe
Kaynak:Alıntı
Büyüyen Bir Teknoloji: Biyometrik
Nesneleri ve insanları tanıma öğrendiğimiz ilk becerilerden bir tanesidir: Hepimiz anne-babamızın sesini tanıma kabilyetiyle dünyaya geldik. Çok geçmeden diğer nesneleri ayırt etmeyi ve etiketlemeyi, yaşam boyu kullanılan bu beceriyi öğrendik.
Kişi tanıma aynı zamanda bir güvenlik aracı olarak da kullanılmaktadır. Hepimizin sürücü belgesi, sosyal sigorta numaraları, kişisel kimlik numaraları ve parolaları var. Bunların her biri kim olduğumuzu ve nereye erişim hakkımız olduğunu doğrulama şeklidir.
Ancak hiçbiri tam güvenliği garanti etmemektedir. Aslında gazetelerde kimlik hırsızlığı ile ilgili okuduklarımız giderek çok daha sık meydana gelen bir durumu teşkil ediyor. Ancak daha da endişelendirici olan, yetkili olmayan bir kişinin bir şirketin güvenlik sistemini ihlal edebilme ve şirket içi bilgisayar ağına erişim sağlama yeteneğidir.
Biyometrik Dünyasına Giriş
Biyometrik, kendine özgü fiziksel veya biyolojik niteliklerine dayalı olarak insanların kimliğini tespit etmek için dijital teknolojiden faydalanma bilimidir. Bir güvenlik sisteminin birkaç tuş darbesi yerine fiziksel tabanlı hale getirilerek, sahtekarlık ve dolandırıcılık ihtimalleri büyük ölçüde azaltılmaktadır. Günümüzde bir insanın kimliğini kesin olarak tespit eden bu yöntem, hızla kabul gören ve teknik uzmanlar için kariyer fırsatları yaratan bir endüstri haline gelmiştir.
Kimse Bir Başkasına Benzemez
Basitçe belirtmek gerekirse biyometrik teknoloji, biyoloji yardımıyla bir insanın kimliğini tespit etme yeteneğidir. Biyometriğin birçok türü vardır, ancak bunlardan en yaygın olanları parmak izi, ses, yüz, retina ve iris taramasıdır. Örneğin başparmak izini taramak ve sonra da bu izi kesin eşini bulmak için depolanmış parmak izleri veri bankasıyla karşılaştırmak için bilgisayar donanım ve yazılım programları geliştirilmiştir. Yada algoritmalar kullanılarak bir ses, ses örnekleri bankası ile karşılaştırılabilir. Yüz tanıma ise gözler arasındaki mesafe gibi belli karakteristik özelliklerin ölçümüdür. Retina taramada bir insanın gözündeki damarların şeklini inceleyen bilgisayar kamerası bulunmaktadır.
Peki ama parola gibi geleneksel metotlar varken neden bu ileri teknoloji tercih ediliyor? Bunun sebebi çok açık: doğruluğundan dolayı. Parolalar sadece bilen kişilerin sayısı kısıtlı olduğu sürece iyidir. Bir başka deyişle, parolanızı bir iş arkadaşınıza verirseniz, herhangi bir zarar gelmese bile güvenlik sisteminin gücü zayıflar. Halbuki biyometrikte sistemin temeli, eşinin bulunması hemen olanaksız olan fiziksel veya biyolojik bir faktördür. Örneğin, retina taraması 1985’ten bu yana kullanılmaktadır ve neredeyse yüzde 0 hata kabul oranına sahiptir. İki irisin aynı örüntüye sahip olma olasılığı 1078’de bir olduğu için iris taramasının doğruluğu daha da yüksektir. Ve bu örüntü tıpkı parmak izleri gibi yaşam boyu değişikliye uğramaz.
Bu Derece Yüksek Bir Güvenliğe
Kaynak:Alıntı